11/8/2007 - Gönül Tanrısı

GÖNÜL TANRISI
Kapılar açıldığında hüzünle dolar yüreğim dile gelmenin verdiği hüzünle.Susamışlığım çıkar ortaya, suskunluğum tüm akıntısıyla dağılır birden…Nedendir diye soramaz insan kendine.Gereklidir bence…Kapılar açık kalınca duygunla hareket edersin duyguların seni yönlendirir ve duyguların seni tökezletir, güçsüzleşirsin ve yorulursun…Mantığın kaybolur, hayatın esiri olur, yanlışları sorgular düşünceleri susturur , kalbini dinler hataların büyüğünden yapar sonrada pişman olamaz duygularımla hareket ettim dersin lakin götürüsü,yitirdiklerin sana sadece küçük bir vicdan rahatlığı verir… İçinden pişmansındır ama kimseye söyleyemezsin kendi kendini bile kandırır pişman değilim dersin…Günahtır bu senin gönlünün tanrısı için…Gönlündeki tanrın izin vermez sana, düşüncelerine ve her gerçek günah gibi bunu da düşünürsün içinden, yapmanın yasak olduğunu bildiğin halde… Sevap mıdır peki… Hiç sanmıyorum çünkü insana acı veren hiçbir şey sevap olamaz…Ya gönül tanrısı için…İşte oradaki sevaplarla dünyadaki sevaplar ve günahlar birbirine zıttır… İnsanların çoğunun bunalım yaşamasının sebebi de bu döngüden kaynaklanır…Seçimler bizde olsa ve yüreğimizle mantığımız arasında bir demokrasi olsa bu bize çok zarar verirdi ama nafile bunu ne ben nede çoğu insan yapabilir veya yönlendirebilir…Genelde gönül seçilir yanlış olduğu bilindiği halde…Seçenekler ellerimizde değil kandıramadığımız gönlümüzün küçük bir atışında ve buna bağlı soluğumuzun kesilişinde…Güvencesiz hayatımızın bilinmezliğidir bu…Yine kapılar açılmış yine gönlümün sevabını beynimin günahını işliyorum…Yarım kalmış sessizliğime devam….
Kendal ELÇİ
03:34
10/07/2007
|