7/7/2007 - Barışın gideceğini anladığım anda yazdığım bir yazı....

Sıcak bir haykırışla soğuk bir ölüm….
Küçük parmaklarla dünyayı atlas gibi kavramaya benzer…
Biz ağlarsak göz yaşlarımızın sıcak aktığını hissederiz. Ya onlar, ya onlar ölürken nasıl ağlarlar… Yaşanmamış güzel yılların ardından sıcak ağlayabilirler mi _? Bilmediğin bir şeye sıcak ağlayabilir misin _? Ya onlar _? Dönmemek üzere giderken özlemlerini unutturabilir misin _? Ya onlar _? Soğuk bir rüzgar gibi mi giderler !! Soğuk buz damlacıklarımı damlar kaskatı kesilmiş bedenlerinin donan göz pınarlarından… Sıcak bir siyahlıkmıdır… Yoksa kar beyaz bir ölüm müdür_? Üstlerine atılan nemli toprağın kokusu mu _? Üşürler yerin altında… Yaşamadıkları hayatın sevgi dolu kucağının özleminde... Giderken gülümserler bize üzülmeyin diye… Ve gürleyen gökyüzünün içinde kara bulutlara karışırlar ve birer göz yaşı olup gözlerimizden yağmur gibi akarlar… Ve doğaya birer su kütlesi bırakarak giderler… Belki son kez toprak kokusunu içlerine çekmek istemişlerdir…
Giderken boşalt tüm yağmurunu
Soğuk rüzgarlarını sal üstümüze
Giderken bırak hayalini gözlerini
Sıcak bir gözyaşın düşsün kalbimize
Gökyüzü siyah bir karaltının dağılımıyla hüznünü boşaltıyor… Artık kargaların düğünüdür HİÇ KİMSE AĞLAMASIN…..
Kendal Elçi
14:15 03.07.2007
|